pull in - Türkçe İngilizce Sözlük

pull in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"pull in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pull in f. çekmek
When you feel the machine pull in the paper, let go.
Makinenin kağıdı çektiğini hissettiğinizde bırakın.

More Sentences
pull in f. çekmek (dizginleri/ipi vb'ni)
pull in f. girmek (motorlu taşıt bir yere)
pull in f. durmak
pull in f. tutuklamak
pull in f. arabayı sürmek (bir yere)
pull in f. (araba) gelmek
pull in f. hapse atmak
pull in f. (taşıt) kenara çekilip durmak
pull in f. (tren) istasyona girmek
pull in f. kazanmak
pull in f. temin etmek
pull in f. elde etmek
pull in f. sağlamak
pull in f. sağlama almak
pull in f. garanti etmek
Öbek Fiiller
pull in f. (aracı) bir yere çekmek
pull in f. kontrol altına almak
pull in f. kontrol altında tutmak
pull in f. dizginleri/ipleri eline almak
pull in f. dizginlemek
pull in f. bastırmak
pull in f. zapt etmek
pull in f. sınırlamak
pull in f. sınırlandırmak
pull in f. geri çekmek
pull in f. kazanç getirmek
pull in f. kazanç sağlamak
pull in f. kar getirmek
pull in f. -in içine çekmek
pull in f. -den içeri çekmek
pull in f. -e ulaşmak
pull in f. -e bulaştırmak
pull in f. -in içine dahil etmek
pull in f. hasılat yapmak
pull in f. içeri para sokmak
pull in f. gelir getirmek
pull in f. bir araya getirmek
pull in f. toplamak
pull in f. derlemek
Konuşma Dili
pull in f. (dinleyici vb) çekmek
pull in f. uğramak
pull in f. (istasyona) girmek
Otomotiv
pull in f. varmak

"pull in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pull in [uk] i. (kamyoncuların uğradığı) yol kenarında yer alan kafe
pull in one's belt f. kemer sıkmak
pull in one's belt f. masrafları azaltmak
pull in opposite directions f. çekişmek
pull someone in f. birini çekmek (bir yerin içine)
pull in audience f. seyirci çekmek
pull in audience f. izleyici çekmek
pull one's belly in f. göbeğini çekmek
pull one's belly in f. göbeğini içine çekmek
pull in one's tummy f. göbeğini içine çekmek
pull someone in close f. birisini kendine doğru/yakınına çekmek
pull-in s. çekici
pull-in s. çekmeye yarayan
pull-in s. çeken
Öbek Fiiller
and pull someone in f. bir yere (müşteri vb) çekmek
pull in(to some place) f. arabayı bir yere sürmek/çekmek
pull someone in f. birini bir şeyin içine çekmek
pull someone in f. birini bir yerin içine çekmek
pull someone in f. birini bir şeye bulaştırmak
pull in front of f. -in önüne çekmek
pull in front of f. -in önüne geçmek
pull in front of f. -in önüne kırmak
pull in front of f. -den önde olmak
Konuşma Dili
pull in one's belt f. yokluktan dolayı ekonomi yapmak
pull in one's belt f. kemerleri sıkmak
pull in one's ears f. kulaklarını tıkamak
Deyim
pull in one's horns f. kemerleri sıkmak
pull in one's horns f. tutumlu olmak
pull in one's horns f. geri adım atmak
pull in one's horns f. (kavgada vb.) geri adım atmak
pull one's belt in a notch f. kemer sıkmak
pull out in front of someone f. (aracı) önüne kırmak
pull one's belt in (a notch) f. harcamaları azaltmak/kısmak
pull in one's horns f. yelkenleri suya indirmek
pull in one's horns f. kuyruğunu kıstırmak
pull in one's horns f. iddialı bir istekten geri adım atmak
pull in one's horns f. talebinden vazgeçmek
pull in front (of someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha başarılı bir konuma gelmek
pull in front (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) önüne çekmek
pull in front (of someone or something) f. (birinin/bir şeyin) önüne geçmek
pull in front (of someone or something) f. (birinden/bir şeyden) önde olmak
pull in the reins f. daha dikkatli davranmak
pull in the reins f. kontrolü ele almak
pull in the reins f. dizginleri ele almak
pull in your horns f. tutumlu olmak
pull in your horns f. talebinden vazgeçmek
pull in your horns f. geri adım atmak
draw in horns and pull in horns f. yelkenleri suya indirmek
draw in horns and pull in horns f. kemerleri sıkmak
draw in horns and pull in horns f. geri adım atmak
pull in your horns f. kuyruğunu kıstırmak
draw in horns and pull in horns f. kuyruğunu kıstırmak
draw in horns and pull in horns f. talebinden vazgeçmek
pull in your horns f. yelkenleri suya indirmek
pull in your horns f. kemerleri sıkmak
draw in horns and pull in horns f. tutumlu olmak
pull (one's) belt in a notch or two f. harcamaları azaltmak/kısmak
pull in (one's) belt a notch f. harcamaları azaltmak/kısmak
pull one's belt in f. harcamaları azaltmak/kısmak
pull in (one's) belt a notch or two f. harcamaları azaltmak/kısmak
pull one's belt in f. kemer sıkmak
pull (one's) belt in a notch f. kemer sıkmak
pull (one's) belt in a notch or two f. kemer sıkmak
pull in (one's) belt a notch or two f. kemer sıkmak
pull in ears f. kulaklarını tıkamak
pull in (one's) belt a notch f. kemer sıkmak
pull (one's) belt in a notch f. harcamaları azaltmak/kısmak
Teknik
pull-in winding i. tahrik sargısı
Otomotiv
pull-in coil i. içeri çekme bobini
pull-in i. mola yeri
pull-in coil i. çekici bobin